EV sahiplerinin en sık yaptığı hatalardan biri, şarj planlaması yapmadan yola çıkmaktır. Özellikle uzun yolculuklarda bu durum, yol ortasında aracın şarjının bitmesiyle sonuçlanabilir.
Çözüm: Yola çıkmadan önce rotanız üzerindeki AC ve DC hızlı şarj istasyonlarını kontrol edin. Uygulamalar üzerinden doluluk oranlarını görüntüleyip, alternatif istasyonları da planınıza ekleyin.
Aracınıza uygun olmayan kablo kullanımı, şarj süresini uzatabilir veya daha kötüsü, bağlantı sorunlarına neden olabilir. Tip 1 ve Tip 2 kablo farkını bilmeyen sürücüler bu hatayı sık yapar.
Çözüm: Aracınızın şarj girişine uygun olan kabloyu kullanmalısınız. Türkiye'de en yaygın kullanılan kablo tipi Tip 2'dir. Özellikle yeni nesil AC şarj cihazları ile tam uyumludur.
Bazı sürücüler evlerine şarj cihazı kurarken, ihtiyaçlarını tam analiz etmeden düşük güçlü bir cihaz tercih eder. Bu da şarj süresinin gereksiz uzamasına neden olur.
Çözüm: Günlük kullanım ihtiyacınıza göre 7.4 kW veya 22 kW gücünde bir AC şarj cihazı tercih etmelisiniz. Yoğun kullanım veya birden fazla EV varsa, daha güçlü modeller önerilir.
EV bataryalarının sürekli %100'e kadar doldurulması, batarya ömrünü olumsuz etkileyebilir. Bu, özellikle lityum iyon bataryalarda görülen bir durumdur.
Çözüm: Günlük kullanım için bataryayı %80 seviyelerinde şarj etmek idealdir. Sadece uzun yolculuklar öncesi %100 şarj yapılması önerilir.
Aşırı sıcak veya soğuk hava koşulları, batarya performansını etkileyebilir. Pek çok sürücü, bu koşullara karşı önlem almaz.
Çözüm: Garajlı park alanları tercih edilmeli ve mümkünse ön ısıtma ya da ön soğutma özellikleri kullanılmalıdır. Ayrıca şarj cihazlarının dış mekan modelleri, bu koşullara karşı dayanıklı olmalıdır.
Elektrikli araç kullanımı geleneksel araçlara göre birçok avantaj sunsa da, doğru bilgiyle hareket edilmezse can sıkıcı durumlarla karşılaşılabilir. Yukarıdaki hatalardan kaçınarak hem aracınızın ömrünü uzatabilir hem de sürüş deneyiminizi daha konforlu hale getirebilirsiniz.